Hakkımda
1991 yılında ders amaçlı gezideyken okul
arkadaşlarımdan birinin "ne güzel çalıyorsun, bana ders
verir misin?" diye sormasıyla gitar hocalığına
başladım. O günden beri hocalığa hiç ara vermedim ve
meslek olarak seçtim. Yaklaşık 35 yıl boyunca
karşılaşmadığım insan profili, teknik düzey, çözmediğim
bir problem, çalışmadığım yaş grubu, sosyal statü
kalmamıştır.
Binlerce kez sahneye çıktım, binlerce öğrenciyle
çalıştım, gitar eğitimiyle ilgili kitaplar yazdım,
müzik kursu işlettim, radyo programları, müzik
dergisi... Yani müzikle ilgili ne varsa hepsini yaptım.
Detaylı bakmak isterseniz
özgeçmişimi
aşağı koydum.
Genel Bakış
1990 yılında gitara başladım. Bir sene sonra
hocamın da destek ve yönlendirmeleriyle ders
vermeye başladım. Müziksel ve kişisel özgüvenin
oluşmasında bu çalışmalar etkili olmuştur.
35 yıllık bu sürede çeşitli müzik dershanelerinde,
resmi kurumlarda, özel kurumlarda ve bireysel
derslerle birçok öğrenciye gitar çalmayı ve müzik
yapmayı öğrettim. Tahmini olarak 3- 4 bin civarı
öğrenciyle çalıştım.
2002 ile 2007 yılları arasında bir müzik
dershanesine ortak oldum ve işletmecilik yaptım.
Orada da gitar eğitmenliği yapmaya devam ettim.
2007 yılında işletmeciliği bıraktım ve tamamen
eğitmenliğe döndüm. Sevdiğim ve bağlı olduğum işin
gitar hocalığı olduğuna karar verdim. Halen de bu
karardayım ve severek devam ediyorum.
Öğrencimi tanımanın, anlamanın en iyi yolu ve
eğitimin en verimli şekli olduğu için sadece bire
bir özel ders veriyorum.
Eğitim
-
1990 yılının Kasım ayıydı ilk kez elime gitar
aldığımda. 19 yaşındaydım. Arkadaşımın
gitarını ödünç alarak başlamıştım.
-
Uzun bir süre kendi kendime uğraştım. Ancak
kendi kendine bir yere kadar gidiyor. Bilgi
olmadan ilerleyemiyorsunuz. Bir gitar hocası
buldum ve bir kaç ders aldım. Bir süre sonra
beni derslerinde yardıma çağırdı. Çok
sevinmiştim.
-
1994 yılında okuldan bir arkadaşımla birlikte
Polifonik Korolar Derneğinin korosuna girdim.
Çok seslilik nedir, ses nasıl kullanılır,
yetenek sınavı nasıl olur gibi güzel bilgiler
edindim.
-
1995 başında G. Ü. M. M. F.'den mezun oldum.
Ama gitarla o kadar ilgiliydim ki mühendislik
yan dal, seçmeli ders filan gibiydi. Ders
vermeye zaten bir kaç sene öncesinde
başlamıştım.
-
1995–1996 yıllarında, büyük bir şansım oldu.
Klasik gitarın ülkemize gelmesinde ve
yayılmasında öncülük eden ve tam bir
Cumhuriyet dönemi insanı olan Can AYBARS’LA
tanışıp çalıştım. Şöyle bir anı aklımda:
- Bir gün Alexandre'la Şanzelize'de
yürüyoruz.
- Hangi Alexandre hocam?
- Lagoya işte!
Alexandre Lagoya döneminin çok ünlü bir
gitaristi. Yani bu şöyle bir şey:
- Bir gün Michael'le yürüyotuz.
- Hangi Michael hocam?
-Michael jackson işte!
Dünyayı bilmek, perspektif oluşturmak,
kişilik oluşturmak açısından çok değerli
zamanlar geçirilmiştir.
-
1995 yılında, piyano dersleri aldım. Ve o
dönemde caz piyanisti olan hocam Bülent
Deliormanlı kendi grubuna beni gitarist
olarak istedi. Kendi başıma piyasada
çalışmaya başlamıştım ama bir grupla çalma
deneyimini ilk o zaman yaşadım.
-
1997 – 2000 yılları arasında armoni ve müzik
teorisi konularında farklı kişilerle
çalıştım. Deneyimli blues ve rock müzik
gitaristleriyle bu türler üzerinde çalışmalar
yaptım.
-
Yine aynı dönemde bestecilik konusunda derece
sahibi bir gitarist olan Kubilayhan YALÇIN’
LA çalıştım. Müziksel kişiliğin yerleşmesinde
bu çalışma önemlidir.
-
2009 yılında Onur Mülayim'den caz eğitimi
aldım. Elektroda bir düzen kurmak zordur.
Elektro gitar ders sistemini bu derslerle
şekillendirdim.
Kitaplarım ve Etkinliklerim
-
1992 yılında ilk kez profesyonel olarak
sahneye çıktım. 1999 yılına dek yoğun olarak,
tek başıma ve farklı müzik gruplarında
gitarist ve solist olarak hem yurtiçinde hem
yurtdışında birçok konser ve programda
sahneye çıktım.
-
Yine aynı dönemde hem solo hem de düet (iki
gitar) çalışmaları yaparak klasik gitar
resitalleri verdim.
-
1998 yılında konser organizasyonu ile
ilgilendim.
-
1996-1999 yılları arasında varlığını sürdüren
ve çok güzel bir müzik dergisi olan,
"MÜZİKALİTE" dergisinin çıkartılmasında yer
aldım. Dergi vesilesiyle önemli müzik
insanlarıyla görüşmek, feyzalmak ve merak
ettiklerimi sormak imkanı buldum.
-
2000 yılında, ilk kitabım "KLASİK GİTAR DERS
NOTLARI'nı hazırladım. 2004 yılında baskısı
yapılıp Türkiye'de her şehre dağıtıldı.
Yayınevinin verdiği bilgiye göre bu kitabi
tüm şehirlerdeki İl Halk Kütüphaneleri de
aldı.
-
2016 yılında ise, iki ciltlik "GİTAR EĞİTİMİ"
adlı kitap serisini yayımladım.
- Birinci cilt "ŞARKI ÇALMAK"
-
ikinci cilt "TEMEL ARMONİ VE TEORİ"
-
2014 yılında kendi öğrencilerimle bir araya
gelerek bir müzik grubu kurduk. Davulcumuz
sakatlandığı için şu sıra devam edemiyoruz.
Şu YouTube linkten bakabilirsiniz:
Ulvi Ünver
Vizyon ve Görüşler
-
İlgi alanım sadece müzik değil. Psikoloji,
matematik, fizik, briç, yazılım gibi farklı
alanlarla da ilgileniyorum. Hatta bu yıl 2.
Üniversite olarak İstanbul Üniversitesi'nin
Web Tasarımı ve Kodlama bölümünü dereceyle
bitirdim. Bu ilgi alanlarım, müzik ve
öğretmenliğe büyük katkılarda bulunmuştur.
-
Her insanın düşünme ve algılama şekli
farklıdır. Öğrenme hızı, müzik geçmişi ve
hedefi farklıdır. Bunun için öğretimde farklı
yöntemler vardır: çoklu zeka teorisi,
tümevarım, tümdengelim, drama, soru-cevap,
etkinlikler, tartışma, ilgi alanları gibi…
Kimi insan görerek, duyarak, yazarak, kimisi
uygulama yaparak, yaşayarak daha iyi öğrenir.
-
İhtiyaç analizi ve önceliklendirme
gitar hocalığın en önemli konusudur.
Öğrencilerimin tüm özelliklerini ve
koşullarını analiz edip (algılama şekli, zeka
tipi, dikkat seviyesi, müzik kulağı,
yatkınlıkları ve yetenekleri, özgüveni, ruh
hali, çalışma koşulları ve disiplini, yaşam
ve yetişme koşulları, ilgi alanları,
sevdikleri, sevmedikleri gibi…) yani bir
anlamda kişinin;
-
“işletim sistemini, çalışma
prensiplerini” tespit edip,
-
öğrencinin amacını, o amaç için
ihtiyaçlarımızı,
-
ve zaman içinde tabii ki
potansiyellerini (içinde hangi
aslan yatıyor)
anlayarak kişiye özel bir öğretim ve yaklaşım
planı oluştururum.
-
35 senelik eğitmenlik deneyimim boyunca,
yaşları 5 ila 65 arasında değişen, farklı
sosyal statülerden ve neredeyse her meslekten
öğrencilerle çalışma fırsatım oldu. Bu
deneyimlerden çıkardığım sonuç şu:
-
Ne kadar öğrenci varsa o kadar da yöntem
vardır. Her öğrencinin yolu benzersizdir,
biriciktir.